Tatil geldi boş geldi
Uzun tatile girdiğim andan itibaren, günlerimde bir aksaklık başlar. Cumartesi mi Çarşamba mı olduğunu karıştırırım. Bunun nedeni yaz tatilimde özenle sürdürdüğüm işsizliğimden olabilir tabii ki.
Tatilimi Düzce'de geçiriyorum. Fena değil aslında, buranın dağlarıydı, havasıydı itiydi derken bir hoş oluyor içim. Ta ki fındığa, toza, güneşe ve her adını bilmediğim bitkilere olan alerjim pis bir sırıtışla yüzünü bana göstermeye başlayana kadar. O zamanlar da güzel sayılır, hadi bu kızımızın iyice canını çıkaralım deyip, çim de biçilince biter bu güzellik.
Güneşten kaçınmak için evde oturup, çok sevdiğim bir ablamdan hediye olan kitabımı okurken, nereden gelip de aklımı dağıttığı meçhul böcek sesinden huzursuzlaşmıştım. Yine başka bir hediye olan tabletime bakınırken, haydi bir oyun yükleyeyim diye mağazayı açtığımda, en nefret ettiğim uygulamayı önerdi bana editör; Wattpad!
Bu uygulamayla tanışmam, okuldan bir arkadaşımın önerisiyle indirmem ile başlamıştı. İşte klasik laflar söylemişti, ücretsiz romanlar, güzel yazılar vs. Ben de bu fırsattan yararlanıp, kendi romanımın birkaç bölümünü burada paylaşıp, insanların tepkisini ölçeyim deyip, hesap açmışım. Keşke sadece göz gezdirip silseymişim. En populer hikayeleri okudukça sinirleniyor, nasıl insanların böyle şeylerden zevk aldığını anlamaya çalışırken beynimde patlamalar yaşanıyordu. Bana göre saçmalığın kraliçesiydi bu uygulama. Devamında yazacaklarım, göze kibirli ve ön yargılı bir insanın sözleri gibi gelebilir, gelsin de o halde.
Ben şuana kadar böyle saçma ve ergenliğin bahane edilmiş aptallık hikayeleri duymamıştım. Kötü çocukların baş kahraman olduğu popularlikten çatlayan kusmuk tadında tiksinç romanlar mı ararsınız, romantik hikaye yazacağım diye olay örgüsünü çiğneyip tükürmüş yazarlar mı ararsınız, işte hepsi orada. Ben iddia etmiyorum ki, her sözcüğüm Türk dil kurumunca onaylanmış, her noktalama işaretlerini en doğru yerde kullanmış bir insanım. Ama oradaki düşük seviyeli yazarlar kadar da katletmedim bunları.
Okurken gözlerinizden başlayıp beyninize
doğru ilerleyen bir acı hissedeceksiniz!
Yirmiye yakın hikaye bitirdim orada, dayanamadım sildim uygulamayı.
Bu dünyada yaşayan ve yaşamı son bulmuş pek çok yazar var iken bu uygulamayla kendilerine yazar diyen insanların bu kadar sevilmesi gerçekten hayal kırıcı bir olay. Zihnine ve ruhuna bir şeyler kazandıracak kitaplar var bu dünyada. Hiç bir akademik kazanç sağlamayan ama kalbimizi titreten romanlar da var. Uğultulu Tepeler'i okumamış birkaç yüz kişi yüzünden hiç bir değeri olmayan
hikayelerin basılması ve sözde edebiyat severleri tarafından modern edebiyatın en güzel eserleri!!1! denilen bu iğrenç hikayelerin yazarları da pekala kendilerine yazar diyebiliyorlar. Sabahın bu saatinde interneti bulmamla beraber, düşüncelerimi aktarmaya başlamam uykumu da pek güzel kaçırdı.
hikayelerin basılması ve sözde edebiyat severleri tarafından modern edebiyatın en güzel eserleri!!1! denilen bu iğrenç hikayelerin yazarları da pekala kendilerine yazar diyebiliyorlar. Sabahın bu saatinde interneti bulmamla beraber, düşüncelerimi aktarmaya başlamam uykumu da pek güzel kaçırdı.
Demek istediğim şey, önüne gelen yazmasın değil, hissederek, araştırarak, bir amacınız olarak yazın lütfen demek. Okuduğumuz şeyler mantık hatalarından göz yaşartmasın. İki kelimeyi biçimsiz olarak bir araya getirdiniz diye omuzlarınız göklere çıkmasın. Benim gibi kitap seven kişileri üzmeyin. Bari harcadığınız saatleriniz, insanın duygularını uyandırsın, zihnini kurcalasın...

