22 Mayıs 2015 Cuma

ZAMAN ÇARKI- OKURKEN YAŞLANDIM

     




Robert Jordan Beyin epic fantastik türündeki 14 kitaplık roman serisidir. Ortalama sayfa sayısı 800 falan. Biliyorum göze korkutucu geliyor. Kitap okumayı severim ve haftada istisnasız en az 1 kitap bitiririm. İşte yine kitap bakınmak için d&r da gezinirken gözüme ilişti bu efsanevi seri. Ya dedim, bu ne biçim kitap? Seni alan nasıl okur? Niye okur? Aldım raftan ciltli miltli havalı da bi kitap da arkasına baktım fiyatı 60 tl miydi neydi. Olm siz manyak mısınız 60 tl nasıl vereyim yaeh, diye düşünürken baktım konusu da yazmıyor. Bıraktım geri yerine, çizgi romanlar bölümüne manga bakınmaya gittim. Ama bilinç altıma nasıl yerleştiyse hala bile tüylerimi diken bir kaç söz vardı kitabın arkasında.

 "ZAMAN ÇARKI DÖNER
VE ÇAĞLAR GELİR GİDER
OLMUŞ OLAN, OLACAK OLAN
VE OLMAKTA OLAN
HER AN GÖLGENİN ALTINDA EZİLEBİLİR
BIRAKIN EJDER BİR KEZ DAHA
ZAMANIN RÜZGARLARINA BİNSİN."
Git gel biraz daha zaman geçti ve sonunda paramı birleştirip aldım bu kitabı
Serinin ilk kitabının adı "Dünyanın Gözü" . Şöyle de bi havalı geziniyordum etrafta ya ben bunu bitiririm 1 haftada pöeh falan. Ya bitmedi bir türlü 3 haftaya yakın sürede bitirdim. Sorun okuyup bitirmekte değil, isteseydim öylece geçip giderdim. Ama öyle güzel tasrifleri vardı ki Dünyanın Gözü'nde. Heyecanlanıp hızlıca okuduğum sayfaları geri sarıp bir daha okuyordum. Karakterleri sanki ben mişimcesine hissediyordum. İlk defa böyle bir kitap okumuştum. O zamana kadar okuduğum kitaplar genel olarak fantastik türündeydi ve emin olun fantastik delisi olarak söylüyorum, okumanız gereken bir kitap. Efendim ben Yüzüklerin Efendisi falan da filan bilmem. Bilmem kaç defa okumaya çalışıp okuyamamış insanım. Evet o da çok güzel olabilir ama beni daha ilk cümlelerden bağlayan Zaman Çarkı serisi gibi değildir eminim. 
Neyse işte. Birazcık içeriğinden bahsedeyim. Serinin ilk kitabını bir yil kadar önce okuduğum için ilk kitabı ayrıntısıyla hatırlamıyorum. Ama kısaca:
Rand Al'Thor: İki Nehirli çiftçi ve koyun çobanı. Sanırım ilk kitapda 17 yaşındaydı ( merak etmeyin bu yaş yirmilere kadar uzanacak) Koyu kızıl saçlı, grimsi mavi gözlü uzun boylu hoş bir oğlan. Babasını çok sever ve Egwene ile sözlü. Kitabın baş karakterlerinden biri.
Matrim Couthon( Nam-ı diğer Mat): O da İki Nehirden bir çiftçi. Tam totoşunu ısırmalık hiperaktif sevimli bir genç. Birazcık kadın düşkünü. Sıradan bir görünüşü var, buğdayımsı ten kahverengi saçlar vs.
Perrin Aybara: İki Nehirli demirci çırağı. Tüm gün ağır işler yapmaktan geniş omuzlu, kaslı, ayı gibi bir oğlan. Özünde en utangaç olanı. Kahverengi kıvırcık saçları var.
Yeniden doğar ejderin
 kollarındaki simgelerin
dövmesini yaptıran bir genç
Egwene Al'Vere: İki nehirli genç bir kız. Emond Meydanındaki hancının ufak kızı. İki nehirliler genelde esmerler bu kız da öyle işte. Birazcık gıcık bir kız bence. Daha sonradan tek güçle ilişkisi olduğu ortaya çıkacak bir  tarafı kalkacak.

Nynaeve Al'meara: İki nehirdeki bir Hikmet ( Bknz: Koca karı. Şifacı. Şaman) Genç bir kadın. İnatçı bir kişiliği var.
Moiraine Damodred: İki nehire gelen ziyaretçi bir hanımefendi. Beni kendisine hayran bıraktı. Şimdi spoiler olmasın haklarında çok şey söyleyemiyorum malesef. 
Lan Mandragoran: Moiraine'nin koruması. İri yarı kurta benzetilen bir adam.
Kısaca baş karakterler bunlar. Ama daha ilk kitaptan ince ayrıntılarını bile öğreneceğimiz 100'den fazla karakter çıkacak karşımıza.

Lan ve Moiraine
ZAMAN ÇARKI EVRENİ
Burada zaman yedi çubuklu bir tekerlektir ve her çubuk bir tane Çağ'ı temsil eder. Her çağ, zaman çarkı döndükçe geçer ve efsaneleri bile unutulur, yeni bir çağ başladığında o Çağ'ın aslı nereden gelir unutulmuş olur. Her Çağ'ın deseni olur ve bunlar çok az farklılık gösterir bir öncesine göre. Ama her seferinde koccaman değişikliklere açıktır bu desenler. Fakat ki her seferinde insanlar farklı bir Çağ yaşadıklarını düşünseler de bu bir önceki Çağ ile aynıdır.
Yeniden Doğan ejder diye bir olgu var bu dünyada. Söylentilere göre dünya karanlığa düşerken tekrardan doğacakdır Ejder dünyayı kurtarmak için. Ama bu Ejderler her seferinde oldukça tehlikeli güçleri olan ve delirmek kaderleri olan adamlardır. Yani halkları mutlu değildir her ne kadar tek kahramanları olacak olsa da bu kişi.
Karanlık Varlık ve Işık'ın savaşını anlatır bu seri. Çark döndüğü süreler boyunca sayısız kez birbirleriyle savaşmış bu iki tarafın da manyak güçlü adamları vardır. Yani, teker teker ele almayalım, tüm dünyanı düşünün, kardeşiniz bile Işık'a hizmet etmesi gerekirken Karanlık varklık'a hizmet ediyor olabilir. Ama ben bunu biraz geç anladım ki, illa bir kişinin Işık'a hizmet ediyor olduğu için iyi bir kişi olması gerekmiyor. Aynı şey karşı taraf için de geçerli. Bu dünyada Aes Sedailer, Trolloc denen minotora benzettiğim yaratıklar var. Ve çok büyük çoğunlukta Anaerkil toplumlar var. Buradaki kadınları kesinlikle küçümsememesi gerektiğini daha küçükken öğrenir ufak tombiş pipişliler. Öyle pis entrikalar döner ki, tam biz unutmuşken iki kitap sonra karşıma yeniden çıkar.
Gerçekten zor spoiler vermeden içeriğini anlatmak. Kesinlikle okumanız lazım. Bir bölümde kibirli bir kraliçenin kafasındayken, diğer bölümde deliren bir adamın çaresizliğini, öbür bülümde ise bir anne adayının hislerini içine işletiyor. Ve yalnızca aksiyon dolu bir kitap değil. İnsanların akıllarında olan ve bir türlü cevaplandıramadığı öz soruları da karşımıza çıkarıyor. Hayatın anlamını bile sorgulattı bana.
Kitapların sırayla isimleri;
1. DÜNYANIN GÖZÜ
2 . BÜYÜK AV
3.YENİDEN DOĞAN EJDER
4. GÖLGE YÜKSELİYOR
5.GÖĞÜN ATEŞLERİ
6.KAOS LORDU
7.KILIÇTAN TAÇ
8.HANÇER YOLU
9. KIŞIN YÜREĞİ
10.ALACAKARANLIK KAVŞAĞI
11.DÜŞ HANÇERİ
12. FIRTINA TOPLANIYOR
13.GECEYARISI KULELERİ
14. IŞIĞIN ANISI.
Duyduğuma göre 0. bir kitap da varmış Yeni Bahar diye. Ve bize zorluk olmasın diye her kitabın arkasında zaman çarkı evrenine özgü kelimelerin anlamları ve karakterleri yazan yaklaşık 15 sayfalık bir sözlük bulunuyor. Yeni Bahar diyordum, daha araştırmadım ve okumadım ne olduğunu. 12. kitap ve devamı Brandon Sanderson diye bir yazar tamamlıyor. Ne yazık ki Jordan 2007 yılında serisini bitiremeden ölüyor. Bir sözü var ki tüylerimi diken diken eden, gözlerimi dolduran;
 "TABUTUMUN SON ÇİVİSİ ÇAKILANA KADAR YAZACAĞIM!" 
İşte aynen öyle de yaptı. Öldüğü güne kadar editörü ve aynı zamanda karısı olan bayana her planını ses kayıdına aldılar. Yüzlerce sayfa taslak yazıldı ve Brandon ile anlaşma yapıldı. Jordan öldüğünde bile bizleri boşlukta bırakmak istemedi. Böyle idealist ve hayran olunacak bir adamdı işte.
Daha sonraki yazılarımda kitapları teker teker inceleyip burada paylaşmayı planlıyorum. Yazım hatalarımı yok sayınız, ufak bir tanıtımını yaparken bile heyecandan neler yazdığımı ben de bilmiyorum. Şuan 13. kitaba başlayacağım, seri bittiğinde teker teker yazarım heralde diye düşünüyorum.
Benim kitaplarım( yanlışlıkla üçüncü ve dürdüncü kitabı ciltsiz spariş vermişim :(

3 yorum:

  1. Helal olsun harikasın gerçekten :)

    YanıtlaSil
  2. Evine yerleşebiliyor muyuz :( Kitapları görünce bi' gözüm yaşlandı da.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de bakarken gözlerim yaşlanıyor :D En sevdiğim seridir kendisi

      Sil